|
|
Yürürken
yağmuru kurcalıyorum akşamdan beri üstüm başım el emeği asit portakal şekeri bir avuntuyla oynuyorum şakaklarımın arasındaki pullu bahçede çocuk sesi olmayan bir yer kadar karıncanın olmadığı bir yer de aslında orası
ve yalnızım aslında bir frekans kayması gibi radyoda öylece çekiliyorum aranızdan farkında değilsiniz iç cebimde kıpırdayan bir fotoğrafla yıkanmış bir gül var
ruhumu çekiştiriyorum akşamdan beri doğma büyüme istanbullu bir günah bütün yüzüklerin içinden geçiyor sanki ve kulaklarımda pütürlü bir keman sesi sanki ıslak bir kadının sigara içmesi
elbette yalnızım çünkü yoksun işte! nuh gibi peygamber gibi yoksun! avuçlarımda bir parça uzay boşluğu birkaç denklem sadece yürüyorum.
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|