Üye Girişi »      Şifremi Unuttum   |   Üye Kaydı
       
Yeniçeri
Yeniçeri askeri, yeni devletten yadigâr,
Kurmuştu bu ocağı Murad-ı Hüdavendigâr.

Bu askerin en büyük dayanağıydı uhuvvet.
Bizansı bile titretiyordu, bu taze kuvvet.

Dünyanın gözleri bu askere doğru çevrildi,
Önlerinde, kaleler, devletler bir bir devrildi.

Müslümanca idi yaptıkları her bir hareket,
Bastıkları yerler doluyordu, bolluk bereket.

Mehterle coşarlardı, sonra da gayret ve zafer,
Zaferlere alışmıştı, her bir kahraman nefer.

Disiplin ve cesaretle mücehhezdi her biri,
Cihad ruhunu taşıyordu her bir yeniçeri.

Şayet geçmişlerse bazı, üzüm bahçelerini,
Yedikleri için asarlardı akçelerini.

Osmanlı güç buldu yeniçeri askeri ile,
Yeniçeri ile girdi her beldeye her ile.

İstanbul’u onlarla fethetmişti Sultan Mehmed,
Bu askerleri övüyordu Hazreti Muhammed..

Cesaretle yürürlerdi, sonuç hep şatafatlı,
Sûra bayrağımızı böyle dikti Ulubatlı.

Yavuz, Sina Çölü’nü bu askerlerle aşmıştı,
Kanuni de Viyana’ya onlarla yaklaşmıştı.

Rüşvet mikrop, tahribe başladı girdiği yeri,
Ocağa girenlerin artık yoktu kariyeri.

Yavaş yavaş kötü kokular gelmeye başladı,
Alışılmış başarılar artık çok yavaşladı.

Yeniçeri gözünü çevirmişti içeriye,
Zoru görünce cepheden döner oldu geriye.

Gitgide artık elinde silah olan bir zorba,
Ayaklanmak için bahane çok... Mesela çorba...

Sefere çağırmak için çalınsa bir borazan,
Zorbalık ruhunda var ya, hemen kaldırır kazan.

Ulûfe istermiş, kelle istermiş, hem ne kadar?
Önce sadrazam... Kaç tane kelle de sırada var.

O gün lâiklik yoktu, elden giderdi şeriat,
Sayılamazdı, bu yollarla yapılan tahribat.

O devrin medyasıydı, menfaatçi birkaç kişi,
Zorbaları kışkırtmak idi bunların her işi.

Siyasete dalıp, menfaatini pekiştirir,
Padişahı devirir, iktidarı değiştirir,

Şikayetçi onlar, kadı onlar, cellat da onlar.
Yalnız değiller ki, sarayda adamları da var.

Ahali yılmış, her kirli taşın altında asker,
Korkudan konuşulmazdı yedikleri herzeler.

Deve havutla yutulsa, görmezden gelinirdi,
Haya ve namus duvarları her gün delinirdi.

Sefer mi, savaşmak mı, onların işi bu değil?
Ellerinde silah var, laf söylemek değil kabil.

Dünya medeniyette dev adımları atarken,
Kelle almayı düşlerlerdi ocakta yatarken.

Bıçak kemiğe dayandı, yetti bunca kötülük,
Toprağımızda kaç devlet kuruldu, bölük börçük?

Sultan Mahmut eliyle kazındı zorbanın kökü.
Almasını bilene ibret doludur bu öykü.

Yürüdü halk, yakaladığını linç etti bir bir,
Dümdüz edildi ölülerine ait her kabir.

Zorbanın ocağı yıkıldı, olay büyük hayır,
Allahım! Böyle zorbalardan milleti sen kayır.

İstanbul - 03.07.2004
Şiir Bilgileri:
Puan: 1/5 2/5 3/5 4/5 5/5
Etiketler: Yeniceri, Ekrem, Sama,
Lütfen, hediye formunu eksiksiz doldurunuz
Kime:
Kimden:
Kisa Mesajınız :
 
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.
Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar.
İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.
Reklam Alanı