İrin dolu bir günü en geniş caddelerden böğrümde taşıyıp geldim.. Yazık ki saranı yok gönlümün işte yine bu gece.. Ne kadar süslense de ışıltılarıyla denizin yine de boğuktur mavileri gökyüzünde bu şehrin.. Yanıktır, dinleyin, sesim yanıktır işte yine bu gece; kırağıda uçuklaşan daldan dahi yanıktır.. Nasıl da bulanıyor içimde o tacir gülüşmeler; öyle ya noterler müfettişler veznedarlar bonolar masmavi bir sabaha kirden başka ne verir?
Bir günü böyle geçtim iğrenerek bir günü en geniş caddelerden.. Tam da derdimi yanmak için huysuzlandığım anda yazık ki gönlümün yalnızıyım şurada, dağlara kadar..
Oysa geçerken sokaklardan düş verip kendi ruhumda narince gözlediğim ne kibir, ne ödül gerektiren sıradan şeylerdi koşarak aşabilmek için zamanı rüzgârlı öfkeler tasarlayan ya da derdini özlemini çektiğim güzelimi beklerken kalbimde filizlenen tasalarla sevinçlerle ilgili sıradan, insani şeyler..
Yürüyordum çınlayan duygularla bomboş fundalıklarda gibi oysa nasıl da kalabalıktı yollar.. Biraz da gecenin loşluğundan afyonlanarak karartıp benliğini ve karardıkça daralıp başıboş bir duyguyla hayatın küskünleri olarak ve hayattan öylesine habersiz akıyordu caddeden sıra sıra insanlar..
Kimisi korkuyordu belli ki o büyük fırtınadan kimisi çoktan unutmuştu ruhunu körelten kiri kimisi kirle uyuşturulmuş kimisi duygular alıp satıyor kimisi sızlanıyor kederden kimisi gülüyor sinsi sinsi kimisi soludukça soluyor kimisi ise lekeler sıçratarak en uysal yerlerime sadece susuyordu..
Islaktır, evet, eğilip bakın kandan ve yaralardan hem de sırılsıklam ıslaktır her gün geçtiğimiz sokaklar.. Kurtulabilinir oysa o kara çukurlardan hem ince hem sahtekâr bir kadın gibi yaşamaktan iğrenmeye başlansa.. Yoksa nasıl başkaldırır bir şehirde çalkanan sefalete yoksullar?
Geçiyor dalga dalga gözlerimin önünden bir günün köpükleri en hazin görüntüler..
Doludur, dinleyin, sesim nefret doludur işte yine bu gece. Azan, bozaran bir sürü polisin arasında yurdu azad olsun diye çırpınan hem yorgun hem yaralı bir gencin bakışlarından izlediğim bu şehri küflerin, irinlerin içinde en geniş caddelerden böğrümde taşıyıp geldim.. Bulabilmek için o mahşeri rüzgârı bırak yüreğim bırak çiselesin bu yağmur içimde bulanan duygulara..
Bir de sen varsın bir de sen güzelim, o derin inceliğinle yazık ki saçlarını küçücük bir dünyaya oynaş kılan bir de sen.. Korkuyorsun oysa korkular sinsice katlediyor her şeyi.. Artık aşk denince herkes kederden sözediyor.. Ah, bu şehirde kuduran sadece keder değil, cançekişen şu deniz şu isli yakınlıklar kuşlar ve ışıklar da kudurmaktadır
Manavlar dahi erken topluyor duvarlardan renkleri; ses geliyor çünkü uzaktan, dinleyin duyulan çürümenin sesidir arbede sesi.. Kimisi kan içinde koşuyor kırmak için bileğinde zinciri kimisi karanlık pusulardan dişbiliyor koşana kimisi hâlâ sessiz, habersiz ya da sinmiş bir köşeye..
Artık bu şehrin bütün bankalarında bütün kasaplarında ve bütün gecelerinde çocuklar kırbaçlanıyor; artık bu şehirde analar dizdövüp kan ağlıyor; sararıyor artık bu şehirde duygular; güzelim, sığmıyor artık bu şehrin ölçüsüne yüreğim; bana yalnız hınç veriyor ne duysam örselenen sevişlerle, ucuzlayan bakışlarla ilgili.. Öyleyse, koşacaksan ellerimi daha sıkı tut saçlarını ışıldatıp saçlarıma kavuştur; güzelim, seveceksen eğer unutma: bağrımda isyankâr şarkılar uğuldanır isyankâr şarkılar ve ayrılık ayrılık ve ırmaklar ırmaklar ve kuşların o narin uçuşları..
Doludur, dinleyin, sesim acı doludur işte yine bu gece en derin özlemlerin bile yazık ki kusarak dolaşılan sokakları var çünkü.. Adan yüreğim adan hayatı anlamanın yolunda burkuluşlar ağlayışlar da olsa güzelliğin uğruna daha çok adan.. Yoksa nasıl sıyrılabilir bu şehir, kirden ve yaralardan? Adan yüreğim adan yaşamanın sevinci heder olmasın sakın..
Bir şehir ki zehirdir incecik gülüşlerin bir şehir ki çevrilmiş sokakları süngülerle zırhlarla bir şehir ki her sabah vurguna hazırlanır bir şehir ki pelte pelte çocuklar dökülür sinemalardan tokatlanıp genç kızlar alınıp götürülür bir şehir ki yollarında aç insanlar sürünür solgunlaşır bakışlar, sabahlar kabalaşır bir şehir ki aşk denince sadece acılar paylaşılır öyleyse: dayan yüreğim dayan gerekirse katlanır geçeriz güzelin hasretinden; davran yüreğim davran kurmak için yeniden günü gelir yıkarız bu şehri temelinden
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.