|
|
Yağmur ve Sen
Bir kış günü Pencerenin önüne oturdum, Etrafı izliyorum.
Bu, kapalı havada Güneşi özlüyorum. Güneş Bana görünmek için çırpınıyor Ama nafile.
Bulutlar, O kara bulutlar Bugün bizim dercesine, Önünü kapatıyorlar.
Sonra bir rüzgar, Sesi, pencere pervazlarından geçip, Kulaklarımda uğulduyor. Daha çok kara bulutlar geliyor.
Ve ben, Seni düşünüyorum. Seni, unutmak istiyorum. Olmuyor. Belki bilerek, belki bilmeyerek, Unutturmuyorsun kendini,
Unutmak, Unutmak bu kadar önemli mi? Neden, unutmalıyım seni? Neden seninle ilgilenip, Sana ilgisizmiş gibi görünüyorum?
Yoksa senden korkuyor muyum? Evet, Evet senden korkuyorum. Korku, ama niye. Yoksa seni tanıyınca, Şu an yaşadığım heyecanı, Duymamaktan mı korkuyorum.
İşte, kendimle cebelleşirken, Güneş, İçimi ısıtan, Günümü aydınlatan Ah! O güneş dahi Göz yaşlarını tutamadı. Kara bulutların arkasından, Göz yaşlarının içerisinde Bana seni yolladı.
Sen, yağmurdun. Koşarak bana geliyordun. Kara bulutlar dahi seni tutamadı. Pencerenin önüne geldin Ama bana kavuşamadın. Kavuşmamızı pencere engelliyordu. Her danen cama çarpıyordu.
Ve ben, Bunu acı acı seyrediyordum. Pencereyi açabilirdim, Pekala da sana kavuşabilirdim. Ama pencereyi açmıyordum. Neden açmıyorum? Neden hayatımızı zehir ediyorum? Neden, senin su tanesi gibi Akıp gitmene izin veriyorum? Neden, neden, neden?
Adana - 1988
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|