4 Hep gözyaşlarıyla ıslanacak turnaların kanatları Bu diyara göçseler benden oraya gelseler senden Daha ne kahroluşlarımız olacak dişlerimizi SIKIP SIKIP Bahtımıza ağladığımız suskunluğa yeminli gecelerde. Kendimiz oyacağız yüreklerimizi kör bıçaklarla Ve hep hasretimiz kanayacak kabuk tutmaz yaralarımızda İşte bu aksşm ömrün en dikenli hasret vadisinden geldim sana Yaslayıver beni pembe öpücüklü uykularına KARDELEN: 5 Ben hasrete yenik akşamlardan geliyorum gülüm Yüreğimin endar yerinde düğümlüdür adın. Gurbet akşamı tükenmiş günün gözlerini oyarken Yırtılır etekleri kıpkızıl ufuklarda gündüzün Ve sıvanır sensizliğin ezgisi yamalarına yüzümün Sokak lambaları uyurken kaldırımların yüzkarasını Sararır en pembe düşlerim gecenin avucunda Firari uykular siner bedenimin en kuytu köşesine. 6 Önce dağlardan başlar gece ihanete gebe uykularına Salar gözlerinden usul usul pusudaki serçelerini Sümbüller uyanır; Gül dallarına sıvanır arzunun ıslaklığı Yolu yitik ceylanlar uzanır gece sefaların dibine Yeni bir hasret masalı başlar gurbetçinin yüreğinde SIKTIKCA gözlerini akar delice sevdası bulut bulut Ne içilen demli çaylarda sefa! ne sigaralarda vefa! Dalar gider örgülü saçlı MİHRİBAN türkülerine.
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.