turkuaz.. bir çerçeve.. türk mavisi.. boğazın rengi, dalgaların rengi. yahut boğazımda düğümlenen kelimelerin rengi, sesi. anlatımında bir tasvirde bulunamayacağım, anla, sen anla bana bırakma son heceyi ne bir eşkiya ne bir devrimci yaşar böylesine sürükleyici bir merhaleyi... bana bırakma kağıt kalemi sen oku anla mecalimi
fırat ağıdı gibi vurur turkuazın dalgalanan kıvrımları sesi, incelen tebessümü serinlikle sarılan azraile, elleri bir vedanın müjdesi mektuba benzer. fıratta saklanan hayat sonradan hayatında sakladığın sırlar sırça kadehlerden dökülüverir sana bir mühür gibi durur
ben günaha girmeyi istemezdim yoksa paletimde onun renginden almam suç mudur kendime hiç mi bir şey isteyemem ondan bana hâtırat, hayat sonra ne idir ki bir nehrin kollarından toprağa yayılan nura dönüşür gel gör ki gökkuşağını çizerim yaratanın mahlûkatlarını resmederim ama bir onu taşıyamam beyaz alcılı bez parçasına çünkü onun rengi yoktur fırçamda kimseden isteyemem utanırım demeye.
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.