İnce bileğimde suyla dövdüğün bu çelimsizlik Perdesini çektiğin gözlerimdeki bu fersizlik Adını inleyen cismime mahsus bu hissizlik Bir tek bana mahsus bu kanımdaki kansızlık Yalnız bana reva görülen bu yanlış yalnızlık Lafzından bir nefes üfleyerek aleme Çamurlu yollarında bıraktığın bu acemi yolcunun Bu, aşkın yüzünü gösterdiğinde eriyemeyen mumun Bu, öğrettiklerini bilmekten tedirgin tilmizin Bu sensizken kimsesizin hayatına nakşedip Alemin sahnesine türlü türlü sererken Tezahürüne silüetinden birer zerre verdiğin Beni sana hem çağıran hem ırak bırakan Lütfettiğin yalnızlığı önce azaltıp sonra çoğaltan O ölümlü gözleri, birer parça senden kılıp Beynimin rahmine yeni bir filiz düştüğünde Sana bu kadarı müstehak deyip geri aldığın Seni aradığım cisimlerle yorduğum emaneti Kapamaktan aciz olduğum kapımdan Yalnız bir nefeslik haberci olarak doğan Ve getirdiği fermanın ziyasıyla gözlerimi karartan Dağların değil, meleklerin heybetiyle süzülen Beyaz bir kelebeğin kanatlarında yeniden üfle Bu sefer başka bir aleme değil Yolunu bulmaya artık mecalimin olmadığı Yalnız senin olduğun, o özlediğim sahneye
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.