Bilmem hangi saatindeyim zamanın Belki bir gecedir sensizliğin şafağına gebe kalmış Belki de gündüzün en kalleş görüntüsüdür Her bir tarafa isyanımın Baş gösteren ahı sarılmış Çek çekebilirsen yüreğini Kır kırabilirsen
Varlığın içinde yokluğun o rezil tarafını yaşamak Her adım atışımda yalnızlığın o ağır yükünü taşımak Depremlerin en korkuncudur bedenimde O an çöker gözlerinin o dağ yeşillikleri Issız ve sessiz ovalara dönüşür Ve farkında olmadan bakışlarımda dans eder Bırakılmışlığın solgun halleri
Aşka aşık olmanın güzelliği solar bir anda Sevinçler biter sevdalar batar Hüznün makamında söylenir ayrılığın türküsü Ya bir 'gülpembe' olur barış diliyle Ya da bir kekilli havası eser en aykırı tarafından 'Ben böyle dünyaya tükürürüm' der ve çeker gider O korkusuz haliyle
Sevdaya sevdayı anlatmanın Hiç bir önemi kalmaz artık Yüreğe aşkı saklamanın da gereği yok 'Yalan karışmış sevdaya, kır kilidi beni azat et' Diyen şarkıcının feryadına dönüşür her şey
İşte sen! böylesine bir sahtekarlığın En soğuk olanını koydun ellerime Gözlerime ve yüreğime Umursamazlığınla yaktın o her şeye rağmen Umursadığım önemsediğim sevda şiirlerimi Her satırını yangınlara dönüştürdün Ateş olup tutuşturdun dizelerimi Kimliğimdeki beni tanımaz oldum sayende Kabına sığmaz eşkiyalar gibiyim sanki
Ama sana inat!.. Tutsaklığın değil kendisi Bütün harflerini sileceğim kitabımdan O yalancı sevdanı vefasızlığına bırakacağım Yeni umutlarım ve yeni sevdalarımla dolu Bir dünya kuracağım kendime İçinde özlediğin ve dilediğin her şey olacak Aşk dersen aşk okyanuslar kadar Tutku dersen tutku canıma kadar Yalan yok riya yok Ve öylesine bir dünya olacak ki bu Sevmesini bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.