hani sahnede sessiz bir tiyatro oynar, konusu yoktur senarist senarist değildir, oyuncular da oyuncu içten pazarlıklı ve yapmacık dostlukların oynandığı roller verilmişir oyunculara... hiç şüphesiz ifa edilir sessiz tiyatro...
hani her gece hüzünle başlar hüzün alır gider uykuları, rüyaları yıl olmuştur hasret kalınmıştır geceleri göz kapaklarının doğal kapanışlarına hep o sessiz tiyatro vardır iki kirpik arasında...
hani dört duvar arasında hissedilir zaman ve zamanın yeni bir çağını başlatmıştır isyan sıkılmıştır yumruklar o an ve o an kemikten bir balonun içinde bocalayıp durur beyin her adımda ve sezgide aşınır ve aşınır birlik, dirlik ve hürriyet duyguları...
umutsuz bir düştür artık ölü bir çiçeğin filiz vermesi ya da masum bir palyaçonun acılı yüzünde tebessüm aramak...
hani yoklukta sevda çekilir ya alır başını gider perili kız nasılsa... nasılsa varlıkta sevda çekenlerin itibarı var
kalemler kırılır arada bir, şair kalemsiz kalır on parmağın çabasıyladır bu sessiz tiyatronun sinsi dokunuşlarıdır...
soyutlanmış bir yüzü vardır toplumdan kaçış vardır hep bir ürperti, korku vardır alkış tutan numaralı koltukların üzerinde
süslü giriş kapısı iri puntolarla yazmıştır aslında sessiz tiyatronun özünü "biz yazdık, biz oynarız"
iradeler tepkisiz kalır yırtılır hayatın hedefleri geçmişe döndürülmeye çalışılır zihinler çaresizlik namludan fırlayan bir kurşun olur
artık son çırpınışlarıdır öksüz yorgun ve bitik bir hayatın umut vaadeden ideallerin son kalp atışlarıdır, kaçınılmaz bir sonbuluş başlamıştır artık...
iki damla yaş düşer tiyatronun damından sonra yağmur, kapatır acıların üzerini o iki damla gözyaşı da kaybolup gider unutulur vesselam...
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.