Zaten mesele bu bir boşluk var bir yerde dolması gereken ama bu boşluk ne. Bir canlı mı bir eşya mı Şeker mi Çocukluğumuzda elimizden alınan ya da dost mu sevgili mi anne mi baba mı Yar mı Yılan mı bilmiyorum. Bildiğim tek şey bir pislik bu yalnızlık damarlarımızdan çıkmayan. Bildiğim tek şey daha çocukluğumuzda şekerlerimizin elimizden alındığı Ve çam kozasında yaptığımız topacımızdan sonra da Tel çemberimizin bir gece ansızın kaybolduğu. ve bir daha asla geri alınmamak üzere
bildiğim tek şey. Adını sevgi koyduğumuz mikropluğum bazen bizi üzdüğü.
Oysa daha çocuktuk ilk defa aşkı tanıdığımızda. Koyun güderken. Ve kendimiz koyuncasına.
Sonra tarlalarda ekin biçerken Ellerimizdeki oraklarla Yalnızlık Daha o zaman yalnızlık adına nefret ettim çekiç figürlerinden
Belki de aradığımız ara sıra çalan bir telefon belki ellerimizde salladığımız tespih. İçimizde dolması gereken yalnızlığımız.
Bilinmeyen denklemlerle dolu sensiz gecelerde Sesin geliyordu kulaklarıma daha yüzünü görmeden. Sonra sen geldin. Baharım oldun...
Adını anmayı bilmezken canım, dedim sana Sen de ne güzel bitanem demiştin. Öylesine dudaktan değil ta yürekten.
Sen benim çocukluğumda elimden alınan elma şekerim. Sen benim oynamaya doyamadığım. Seni çok bekledim. Nerelerdeydin...
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.