Hiyerarşik genelgelerin, dayatmasını teneffüs ettik yıllarca., Hükümet binalarında, Çimento kokladık; gül, karanfil yerine Avanta bekleyen hak ediş dosyalarında, Kafelerde, diskolarda aradık; Bir fincan acı kahvenin köpüğünde kaybettiğimiz, Hatırı, hatırayı… Sütü bozuk bir çenginin tepinmesinde bıraktık, Hicaz faslını, kırık havayı, ağırlamayı Ama ille de halayı!... İnkâr mı ettik, Betofun’u, Mozart’ı? Varsın, bol olsun cümlesinin toprağı… Yunus avucunda topladı; seyran etti semayı Japon geçmedi mi teknolojide, Avrupa’yı, Amerika’yı? Git, bir bak hele çatalla değil Odunla tutar hala makarnayı!... Salkım hanım‘ın marifetlerini temaşa ettik, yıllarca Bu sinemalarda Azadı, meçhul bir sevdanın müebbed mahkûmuyuz Elimiz prangalarda. Eyvah dönmedi mi seferinden, Haber vermedi mi acep nazlı yare Gözümüz turnalarda. Zekât verecek adam bulamazken dedesi, El açıp dilenmekte kapılarda bebesi!... Kriz miriz hepsi masal hikâye; Zıkkımlandılar, bitirdiler “kuşa bak” diye diye… Canımızdan öte neyi alacak bu alçaklar? Yemeye yediler, amma, çıkartmaya Çıkartamayacaklar! Bir yanda açılmamak için ağlayanlar, Öte yanda hayâsızca soyunanlar. Sizin aşkınız, alkışlarla başlar, İhanetle biter… Bizim aşkımız ise Sarp yokuşlarda başlar, Ahirette biter. Nerde galdı gardaşım bu çatal yürekli yiğitler, Koca bir medeniyeti tarihe gömecekler!... Alın şu mektubunuzu! Ruhsuz, rumuzsuz, Arsız ve sevdasız… Verin bize, verin tertemiz aşkımızı! Hesapsız, riyasız ve pazarlıksız…
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.