Ey Lezakhemün, Anlayacaklarını değil, Anlamış görünebileceklerini istediklerinden Seni böyle çağırıyor, Dizeleri ezip büzüyorum Aynı uzunlukta olmasınlar diye
Eros'tan bahsetmemi bekliyorlar Afrodityum diye bir taştan söz etmeliymişim Ki onunla kurulurmuş dişi yuvaların kuşları Susturacaksa kurşunları eğer birisi Sekhmet yapabilir mi diye sormaları cabası Tutankhamon'u o sabah ne yemiş, Yoksa o mu o sabah birini yiyecekmiş? ! Kahretsin bilmiyorum işte! Hatta yine bilmiyorum; Kaçıncısına gelebilmiş tanrı isimlerinin Budist derviş, Ve niye alınmamış Tagore'den o satır...
Satır mı? Neden olmasın? Kasap Fahri ne güne duruyor Pursaklar tepesinde! İyi de, Memed Emmi oğlu için niye üzgündü sabah Bilmez mi makam koltuğudur, Rahattır? !
Tanrım, Bağışla bu garbi müziği dinlediğim için Biliyorsun, sana son defa isyan etti kulaklarım, Bu yüzden kaydı parmaklarımın arasından Benzeşen sesler, Uyaklarım...
Uyuklarım! ... Evet... Yaparım bunu biliyor musunuz: Güzel konuşmak kadar bile güzel olmayan şeyler yazmam da Sövmem de hatta entel dantel övgüleri almak için, Hayvansı soyunuşlar ve isyankar kırıştırma imalarına bile kalkışmam ve hatta (Bu kadar uzun bir dize yazmak bahasına) , Sisle sarmaş dolaş, yemyeşil ormanlarda gezdiğim, Ve anacığımın bana göründüğü; beyazlar içinde Gül yüzünde tarifi gayri kabil bir gülümseme, 'Hadi oğul, haydi artık gelsene' Diyeceği rüyaya uyuklarım! ! !
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.