|
|
İstanbul
İstanbul; Ahımla tutuşacak gibi Yakamozlardan kıvılcımlar kopararak! Metrûk varoşlarında sineme çakılan kibrit, meyhane sokağında salaş mey kokularını yakarak buğday renginde bir güzele aşina olur bu yangın tutuldukça derbendi kıpkızıl bir alevle hemhâl bir yanından su akar, özü ateşle iştigal Yangın bu, adı İstanbul!
Farzet ki bir yar, Bir vefadar yaren İstanbul! Seherine vuslat suhbeden bir gecede ıslanmış seccade, Allah’a uzanan bir kol Kuşanmalı insan yedi ayrı tepeyi Süleymaniyeden Haliçin nazına olmadığı gibi askerin kul Gerdanına Kız Kulesi nakşolunmuş bir fistan gibi Gelin oldu fatihine kızıl gonca İstanbul!
İstanbul, ne vakit dokunsam incisine Bir çınar gibi tutuşur kökten başa içimde Bu yangınlar, bu yangınlar ki kalbe müpteladır İstanbul aşkı eski bir yar mendili ıslandıkça alevlenir... Ah bu sevda başa beladır! İstanbul, İstanbul...
İstanbul - 15.10.2003
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|