|
|
İnsan Gözü
Devrin bir zamanında, Bir adam yürürken yolda, Bir cisime rasladı; Ufak mı, ufaktı; Parlak mı, parlaktı; Belki yakut, belki elmastı, Koştu hemen kuyumcuya, Bir bak buna, Bir tart dedi. Kuyumcu evirdi çevirdi, Ne olduğunu anlayamadı, Attı terazinin kefesine, Gramlarla tarttı Cisim ağır geldi; Kilogramları koydu, Yine cisim ağır geldi; Kalktı gittiler bir değirmene, Tarttılar ton birimiyle, Yine cisim ağır geldi. Döndüler tekrar kuyumcu dükkanına, Kuyumcu tekrar attı terazisinin kefesine, Dışarı çıkıp bir avuç toprak aldı; Attı diğer kefesine, Toprak cismi tarttı; Adam heyacanla sordu: _Çok para eder mi? _Beş para etmez.. _Bu nedir ki? _İnsan gözü, Adam uzun süre hareketsiz kaldı; Kuyumcuya hikmetini sordu. Kuyumcu başladı anlatmaya: _İnsan gözü doyumsuzdur; Onu bir tek toprak tartar; Doymak bilmez, hiçbir zaman, Dünyayı alsa, evreni ister! Bir avuç toprakta her şey biter.
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|