|
|
İki Yasaklı
Seni unutmak yasak anlatmak yasak seni yasak, seni konuşmak dil orucu tutmak gibi
asmak gönül sarayımın duvarlarına resmini okumak gece saçlarına en sırlı mûsikî nâmelerini ya da tutup ellerinden gezdirmek seni gökyüzü bahçelerini
“Seni seviyorum” diyebilmek var ya avuçlayıp güneşi rüzgârı toplayıp mehtâbı yıldızları alıp kucağına denizi koynuna koymak gibi
Beni kahreden kırmızı gecelerimde bile içlenip böyle hiç ağlamadığım sanma ki yasaklım sen hayatımda sıradan biri
Ne yapsam nasıl etsem nereye gitsem kâh gül olup esiyorsun rüzgârın eteğinde kâh hasretimsin yanan akşamın kasvetinde kâh Leyla akıyor sırma saçların kâh, ürkek duygularımızı konuşuyor bana sürgün gözlerin…
ve dökülüyor uykusuz aşkın acı dilinden "sûz-i dil" şarkılar… şimdi biz ateşe diz çöktüren İlâhî bir terbiyenin su gibi sızıp gittiği hayatımızdan şu devirde ulvî bir öğretinin iki baş bir gönül köhnemiş ve süflî zamana direnen göz göze bir can hüzünlü bir damla kan ama yan yana iki yasaklı değil miyiz her an acılar çekip sisli sözlerimizle buğulu gözlerimizle aşkımızı köşe bucak saklayan iki yasaklı Nereye baksam mecnun zamanlara dalıp gidiyor gözlerim yine seninle demleniyor kat kat kederlerim yemin olsun ki toprağı dirilten her damlanın yüreğine gönlümü bir çöl gibi içen şehlâ gözlerine düştü mü kalbine insanın bir kere ateş ne söndürebiliyor yağmur ne küllendiriyor güneş
bu aşk elem seherlerinde yaprak yaprak açıp her mevsim yastığına taze güller dökecek seni mutlaka duyacağım vurgun yemiş bir kalbin İnce ağrısında dalga dalga sensizliği soluyan denizlerin ıssız kıyısında her baharın mayısında bu aşkın yanık izleri olacak belki de pembe yanaklarında o zaman benim cennetim olacaksın elinde yine kırmızı bir gül olacak…
18.06.2005
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|