|
|
Hayır
Seni ne zaman gördüm ilk defa? Ne zaman çıktın karşıma kahrolasıca! Neden hep bunu soruyorum ki kendime? Yoksa utanıyor muyum seni anılarımda gözlemeye? Yo, hayır, korkuyorum ben sensiz bir geçmişten, Korkuyorum, senden yoksun, biçare benden Oysa ne güzeldi o ilk günler, ilk geceler Farkında mıydım ki başıma gelecek neler? Belki bir iki defa başbaşaydık kumsalda Ama çok zaman oldu, yok ki fazlası aklımda... O kadar ki şimdi içimde tükenmek bilmeyen bir ateş Kaç sene? Yoksa hatırlamıyor musun? Belki dört, belki beş... Hatta belki altı, işte o kadardır yeşerdi ta diplerde Önce basit, masum bir fidan, sonra olgun bir çiçek Ve şimdi koskoca bir ağaç; biliyorum, içecek, Yutacak saatlerimi, günlerimi, aylarımı ve yıllarımı Peki ya suç... Hayır, yanlış olur yıkmak tüm bunları, Mahkum kılmak seni; masum zavallı kılmak beni... Hayır, aslında hepsi benim suçum, ne vardı ki Bir masum güzelliğe aldanıp gözlerimi kör edecek Bir kadifemsi sese aldanıp kulaklarımı sağır edecek Bir şeytani kalbe aldanıp duygularımı içime hapsedecek! Hayır! Ben suçlu falan değilim! Değilim! Yapmayacağım bunu kendime, artık kimseye güvenmeyeceğim İşte sen bunu aldın benden, güvenimi, özgüvenimi Ve daha nicelerini, çaldın, yokettin benliğimi Sen değil miydin sevgimle göklere yükselen ve Kanatların kırılınca aynı hızla çakılan yere? Şimdi kaldırmış başını, gözyaşları döküyorsun O alçak sesinle "Neydi suçum?" diye soruyorsun... O güzel yıldızları şeytanlıklarına alet ediyor Kırlardaki çiğdemlere masumiyetini haykırıyorsun! Senin suçun... Bilmiyorum, acaba suçun neydi? Her yeri kirlettiğin o sahte gözyaşlarının değil sahtesi Gerçeğiyle hiç uğruna yok etmiş olmamdır hislerimi belki Ya da gururumun düşündüğün kadar esnek olmamasıdır belki Veya "düşünmediğin" kadar, "düşünemediğin"... Kim bilir? Ben? Sen? Kim! Sen seç, daha nicelerini sayabilir Seni önümde, dizlerinin üstünde bana, susmam Ve daha fazla kemirmemek için seni rahat bırakmam İçin yalvarttırabilirim; ama ne uğruna? İşte sorun da burda: Bir hiç uğruna... Evet, belki sen bana kazındın, içimdeki Kara bir lekesin, silemeyeceğim benliğimden seni Ve fakat bu benim yalnız bir parçam: Kalbim Unutmamalısın öbür parçayı, öbür beni: Beynim İşte fırtınalar orda kopuyor, ateşler orda sönemiyor Biliyor musun? Son bir kaç yıldır beni o "ben" yönetiyor... Yalnız senin yüzünden; eskiden hiç olmazsa az biraz Hislerim vardı, bana yol gösterirdi, ama şimdi az Hatta hiç görevleri kalmadı bende, kuruttun Dipsiz bir kuyuya, kaçışsız bir hapishaneye soktun Beni Cehennem'e attın, bitirdin beni Ve işte o yüzden, yoksun artık sen, sildim seni Belki bu bir kendini yanıltma, ama ne çıkar ki? Artık hissediyor muyum ki? Bana o şansı verdin mi ki? Sen de bittin! Duydun mu beni, sen artık bir hiçsin Yoksun; bir çöp, sahildeki bir kum tanesisin! En kötüsüyse nedir, biliyor musun, ister misin söylememi? Bunlar her aklıma geldiğinde, her düşündüğümde seni Bir kaç saniye, artık benim için çok değerli, pek çok Saniye siliniyor hayatımdan, kaybedecek vaktim yok Fazlasıyla kaybettim senleyken zaten, dahasına... Gözlerine bakmaya, saçlarını koklamaya, senin varlığına... Yok artık tahammülüm; çünkü artık çok farklı şeyler Görüyorum gözlerinde, hissediyorum saçlarında, farklı benler... O yüzden, kaybol gözümün önünden; yettin, yok ol, Yetti artık uykusuz geceler, boş acılar; def ol!
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|