|
|
Gurbet
Gurbet ilde yine akşam oluyor Tutkulu gözlerim kan yaş doluyor Al yanağım yaprak gibi soluyor Bu uzak ilde sılayı anarım
Kaplıyor içimi bir hasret seli Tılsımlı dağların geçitsiz beli Tesellim yalnızca aşk-ı ezelî Sevgimi ulu makama sunarım
Sarmış kara,mağrur bulut illeri Bizden apayrı,bir başka dilleri Bülbüle naz eder solgun gülleri Vatan aşkıyla her lâhza yanarım
Gurbet ilde duman yüceden inmez Dosttan ayrılanın gözyaşı dinmez Memleket hasreti ebedî sönmez Ekmeğimi her gün tuza banarım
Sineme ayrılık közü düşeli Yârândan uzakta olmuşum deli Leylâ’yı arayan Mecnun misali Yalan yanlış haberlere kanarım
Burda sitem yüklü yanık türküler Hançere dönüşür bağrımı deler Dile gelerek konuşur gölgeler Sanki temmuz sıcağında donarım
Konuşsam da kimse anlamaz beni Yüzdürmek mümkün mü sahrada gemi? Ne kadar mutlu görsem de kendimi İnsanlar içinde yalnız sanarım
Vakit geçer, bir gün sıla görünür Gönlüm aşka,muhabbete bürünür Başım ta göklere kadar sürünür Yurdumun ak toprağına kanarım
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|