“Geyve denince Sizden, Güllerden Ve yitiğiniz olan Gidip de dönmeyen O muhacir kızından başka Ne gelebilir ki akla?”
Maceranız, görünüşten saklı ve uzak! Bir gülü sevip Bir gülü yitirdiniz “kısa ve öz”
Çatırdadı da ilk anki sancısıyla İçinize döküldü bir yağmur gibi evren Yıldız yıldız, sayı sayı varlıklarıyla...
Bir gülü sevdiniz Bir gülü yitirdiniz Gül gitti, sevgi hep sizde kaldı Bulup yitirdiğiniz her şey Sessizce yanan kor ateşinize çevre tuttu...
Tavşanlar, güller, çakallar, atlar Kurşunlar, bilezikler, başaklar İçinde anıların yandığı kızıl ocaklar Başı elleri arasında, ruhunuza eğilen anne Dokunmak haram olan Elbette haram olan Ah! ellerinizi tutuşturan kıvırcık saçlı kız Nerdeler şimdi?
Birini yitridiniz Evren içinize döküldü İçiniz bulanmadı Acıları içtiniz İçin için yandınız, Hakikate kandınız!
İğretiliklerime bir bak da kendime geleyim ey aşk! Teselli eder mi ki yine, En masum uykularında en masum çocukları, Ilık bir rüyanın ıslatmayan sularında Teselli eder mi ki yine Rüya mağaralarında hu hu çeken Gün görmemiş tılsımlı kuşlar, Teselli eder mi ki yine Düşlerin zamansız sudan evreninde Bilge bir göz gibi dolaşan sırdaş balıklar, Viranelerin ağlayan dilinde suskun Harabe padişahı baykuşlar...
Çocuk gözleri ebedi acımıza tercümandı En aşklı yanımız belki çocukluğumuzda kaldı.
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.