Kirez aynın on dördü, kuşluk vaktiydi. Kızıla çalan ayın on dördü. Doğan günün ayazıydı! Bedenim ürpermiş, gözlerim takılmıştı; dudaktan düşen heceye. Kara kıranlıklara yazılası nameye! Göğden bir şimşek çaktı sanki, İnme misâli saplandı göğsüme! Zemheriden esirgün timsâli, Buz tuttu, taladı ellerimi! Oysa yüreğim yangın yeriydi!
Nazım en çok da sana, sana geçerdi. Kahrolası huyum uzun sürerdi! İşte yine öyle bir dayalanmaydı; Sen geldin, görmedi gözüm, söyledin, sustu dilim, lâl olaydı dilim! N’olursun sitme, etme, bir şeyler söyle..!
Bir film vardı, Türk sineması, hatırlarsın belki de; Hani sana çok uylardım da, kızar gibi gülerdin ya bana, hep o an gelir aklıma; ... Rabia..., meğer ne çok günülermişsin. Melekleri emsâl edinmeyi, ne çok istermişsin!
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.