|
|
Eskisi Gibi
Özgür & Şafak
Eskisi gibi kokmuyor mu denizler artık? Oysa ne çok sevmiştik açık deniz kefallarını Isparozlardan karılmıştı harcımız Hüzünlü bir düğün gibiydi denize ilk çıkışımız Ne de çok sevmiştik uzun yaz günlerini Hiç batmasın güneş derdik Yıldızlar altında yapılan bir sohbetten daha tatlı ne olabilirdi Çok sevmiştik yıldızları, Renkli bir top bezin kıvrımlarını, Biranın içindeki kabarcıkların süzüle süzüle yükselişini Dalgın bakışların ardındaki içtenlikli sohbetleri ne çok sevmiştik Çarşılar eskisi gibi hareketli değil artık Oysa çimen kolonyası ve rutubet kokan dükkanlarda Hiç bir neden yokken, Durup dururken birdenbire, Satın alınan bir kahve cezvesini Mangal ateşinde pişmiş kahvenin fincana dökülüşünü sevmiştik biz Cam yapraklarının sonbahardaki kokusunu, Sabahın beşinde kumruların çıkardıkları sesleri Uzun bir günün sonundaki bir bardak çayı sevmiştik.
Gözünü türkülerle açmak kadar güzel ne var? Günün ilk ışıklarını görmek daha güneş doğmadan Karıncaları sevebilmek karınca olmadan Gözlerine bakmak sevgilinin hiç sebep yokken Daha güzel ne var?
Eskisi gibi kokmuyor denizler artık Kokmasın ne yazar? Hala akmıyor mu dereler denizlere? Hep güzel değil mi güneşin doğuşu? Aynı kokmasa da güzel karanfiller Gelincikler kırmızı hala Yarın sabah gelecek Seni daha çok seveceğiz dünya…
Edmonton, Kanada - Nisan 2002
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|