Dört Mevsim

Yıl 2006'ydı,
Mart'ın son haftası.
Baharın kokusu dağılıyodu her yana,
Her şey güzel, herkes mutlu,
Umut, heyecan, sevinç, coşku,
Ömrümün baharını yaşıyordum.

Sıradan bir gündü yine,
Okulun merdivenlerinden çıktım,
Uzunca koridora bakıyorum.
Kalabalığın arasında birine takıldı gözüm.
Birden kayboldu,
Sonra tekrar çıktı meydana.
Bulutlardan sıyrılıp ortaya çıkan güneş gibi
Aydınlattın her bir yanımı.
O an başladı her şey
Ve o an değişti hayatım.

Artık
Her sabah, her tenefüs, her akşam
Seni arıyordu gözlerim.
Sınıfınızın önünden geçiyordum.
Her fırsatta üst koridora çıkıyor
Ve her seferinde görüyordum seni.
Gözgöze geldiğimiz oluyordu nadiren.
İçim ürperiyordu,
Yüreğim titriyordu,
Sanki zaman duruyordu benim için.

Her günüm bu şekilde geçerken
Hatırlamıyorum, Nisan'dı galiba
İlk defa tenine dokundum, son olacağını bilmeden.
Nöbet masasında oturuyordum.
Kafamı kaldırıp da seni karşımda görünce
Kalbim yerinden fırladı sanki.
Mükemmel gülümseyişinle tebeşir istedin,
Donup kalmıştım, ne dediğini bile anlamadım.
Hemen eğilip birkaç tebeşir aldım
Ve hepsini avuçlarına bıraktım.

O günden sonra
Sevgim katlanarak arttı.
Yavaş yavaş benliğimi sarıyordun,
Yavaş yavaş kendimi sende kaybediyordum.
Seni birazcık daha fazla görebilmek için
Artık okula erken geliyordum.
Gün hiç bitmesin
Haftasonu hiç gelmesin istiyordum.
Çünkü haftasonları işkenceydi bana,
Çünkü seni göremiyordum.

Okul hemen bitmiş, hemen tatil gelmişti.
Son günü hatırlıyorum da
Ne kadar üzgündüm.
Seni üç ay göremeyecektim!
Sen ise her zamankinden güzeldin.
Fark ettimki ilk defa seni normal kıyafetle görüyordum;
"Beyazlar içinde bir çiçek!"
Gözlerimi senden alamıyordum.
Ama ayrılıyorduk üç ay için.
Gidiyordun, gittin�

Sensiz başlayan tatil sensiz devam etti.
Ama fazla da aklıma gelmedin açıkcası.
Baktımki bir dönem
Hiç ama hiç aklıma gelmemiştin.
Dedim artık unutuyorum,
Bir hevesmiş geldi, geçiyor�
Meğer yalanmış, okulun ilk günü anladım.
Bahçede karşılaştık,
Daha ilk seferde gözgöze geldik.
Anladımki biten hiçbir şey yok.

Tatilde aklına bile gelmedi,
Boşver artık, unut dedim kendime,
"Unut, unut, unut"
Ama olmuyordu, yapamıyordum.
Hala her an seni görmek istiyordum
Her an siyah gözlerinde kaybolmak.
İçim içime sığmıyordu sanki,
Artık dayanamıyordum,
Birine söylemeliydim, anlatmalıydım her şeyi.
Ve birine anlattım, her şey değişti.

Evet, söyledim.
Seviyordum, aşıktım!
"Mutlaka O'na da söylemeliyim,
Artık O da öğrenmeli"
Bir Perşembe günüydü.
"Tamam, gidin söyleyin" dedim arkadaşlara
Ben bando takımının başında,
Ama aklım tamamen onlarda.
Ve arkadaşlar geldiler, asık suratlarla;
"Olmaz" demiştin, "Başkası var"

"Başkası var!"
Bu sözler birkaç gün
Her saniye, her an beynimde yankılandı.
"Olamaz" diyordum. "Olmamalı"
"O ve başkası, olmamalı"
Toparlanmaya çalıştım bir süre,
Kendime gelmeliydim artık.
Ama hergün biraz daha dağılıyordum.
"Başkası var"
"Olamaz, olmamalı"

Neyse ki fazla süre geçmedi
Haber gelmişti, ayrılmıştın.
Artık kimse yoktu hayatında,
Artık engel kalmamıştı aramızda.
Beraber olmalıydık artık.
Hemen kendimi toparladım,
Tekrar konuşun dedim arkadaşlara.
Gittiler, geldiler
Aynı asık suratlar;
Olmaz, biraz yalnız kalmalıyım.

Bu defa üzülmemiştim
Çünkü haklıyıdın.
Ayrıldıktan daha birkaç gün sonra
Başkasıyla çıkmaya başlasan
O normal olmazdı zaten,
Hem de o kadar uzun süre çıktıktan sonra.
Kabul etsen yanlış olurdu,
O zaman farklı düşünmem gerekirdi.
Bu kadar dayanmıştım, biraz daha
Sadece biraz daha dayanmalıydım.

"Sabrın sonu selamet!"
Evet olmuştu artık,
Evet, kabul ediyordun teklifimi
Evet, artık çıkıyorduk.
10 Kasım Cuma'ydı
Öğleden sonra, son tenefüs.
Haber gelmişti; "Evet"
Son dersi hatırlamıyorum!
Neydi, ne yaptık, ne zaman dersten çıktık?
Gerçekten mutluluktan uçmuştum, gerçekten.

Hayatımın en güzel günleri
Yaşamak ne kadar güzelmiş!
Yeni anlıyorum her şeyi,
Benim için her şey farklı bir anlam kazanıyor artık.
Artık her şey değişmişti, her şeyim.
Ama hiç konuşmuyorduk, sürekli bahaneler�
"Olsun, sabret, biraz daha bekle"
Sadece mesajlaşıyorduk.
Artık konuşmalıydık, çünkü çıkıyorduk.
Olmadı, hiç konuşmadık.

Ve mutlu günler çabuk bitti.
Daha yüzyüze bile konuşmamıştık.
Ama anlıyordum seni,
Sevmiyordun, hatta istemiyordun beni!
İlerde daha fazla üzülmeni istemem,
Yüzüne bakamam sonra,
Bitsin artık, olmuyor!�
Ve bitti.
16 Kasım Perşembe, saat 19:30 suları
Hayatımda ilk defa ölmüştüm!

Evet, ilk defa ölmüştüm!
Acıyordu yüreğim,
Acıyordu içim.
"Gözlerim kızarmış, şişkin"
Dökülen damlalarla ıslanıyor yastığım.
Dinlediğim şarkı acımı daha da perçinliyor;
"Sensiz geçen ilk gecemde gökler ağlıyor"
Perdeyi araladım, yağmur yağıyordu.
O an anladım her şeyin gerçek olduğunu
O an anladım gerçekten bitti.

Günler geçmeye, zaman akmaya
Güneş doğmaya, batmaya devam ediyordu.
Hiç kimse, hiçbir şey aldırmıyordu
Görmüyordu çektiğimi, görmüyordu halimi.
Ama en iyi dostlar hep yanımda;
Acı, üzüntü, keder.
Berabe geçirdik günleri,
Beraber dökdük yaşları,
Hep onlar vardı yanımda
Yaşarken ben en büyük acıyı.

Ama olmuyordu sensiz,
Anlatmaya çalıştım sana;
"Aşığım işte, tekrar deneyelim"
Cevaplar aynı, hayırlar aynı,
Yok, yok, yok
Yerin dibine geçsin sevdam!
Ayaklarımın altında gurur,
Gözlerimde yaşlar,
Kalbimde ince, derin bir sızı,
Böyle bitemez, mutlaka tekrar olmalı!

Hala bekliyordum seni,
"Tekrar deneyelim" demeni.
Sen de biliyordun, böyle bitmemeli.
Bu kadar acı, bu kadar üzüntü,
Yetti artık bu ayrılık!
Tamam, anladım işte, aşığım,
Şarkılar sana,
Şiirler sana,
Gözyaşları sana.
"Yetti artık bu ayrılık!"

Sensizliğim hep devam etti,
Yalnızlığım hep devam.
Ama olsun,
Yanımda hep en iyi dostlar;
İçkiler, şiirler, şarkılar.
Her gece içtim seni unutabilmek için
Her gece ağladım.
Dayanmıyordu artık yüreğim,
Dayanamıyordum.
Ölmek tek çareydi ki zaten yaşamıyordum.

Ve bugün, yıl hala 2006.
Aralık ayının sonu artık.
Hala yaşamıyorum
Hala ölmek tek çare ama
Onu bile yapacak güç artık yok bende.
Dört mevsim geçti; sensiz, seninle
Dört mevsim yetti
Bir ömrü başlatıp sonlandırmaya,
Ve dört mevsim yetti
Bu aşkı imkansız kılmaya

Giresun - 28.12.2006
Puan Ver:
Eklenme tarihi : 01.01.2008 | Okunma : 5481

Ekleyen: admin

Sair: Tolga Cürgül

Etiketler : Dort, Mevsim, Tolga, Curgul,
Gönder
Gönder