Yorgun bir günün evresinde yitirdim seni
de madem gidecektin
yüreğim sahillerine niye uğradın
niye yirmi nisan sabahı burnunda baharla gelip
bir eylül akşamı ufuklar kan içindeyken
hezeyan ile bırakıp gittin beni
ne bu yürek hesap soracak halde
nede sen bu hesabı verecek yüktesin
de madem
sadece biraz dinlenecektin
Gözlerini gözlerimle yıkamanın ne âlemi vardı
Ne âlemi vardı yüz göz olacak
Oysa ilk geldiğinde yüreğim sahillerine
Öyle bir demir attın ki bir daha hiç çıkmamacasına
Dedim ki şu paslı kanca artık çıkmaz sinemden
Dedim ki bahar kalıcı bir ömür ömrümde
Sade ben değildim sana inanan
Sahil boyu hayat inandı
Tenimde rüzgâr
Su üstünde kuşlar
Elleri buruşmuş ihtiYAR inandı
Kırgın bir anın safhasında sensizim
De bana hangi melek getirir seni bana
De bana hangi duadasın
Yalvarmaktan kurusun gözlerim
Ellerimi açmaya takat kalmasın
De bana yoksa düş müsün?
De madem düşsün
Düş kal…
Semih POLAT-BURSA
2010-03-02
Paylaş