|
|
Aşkı Çılgın Şelalerin Açlığına Çeviren Sahir
Gökyüzü bulutlarını terliyor, kızıl gelincikler fışkırıyor göğsümden yağmur düşlesem kan geliyor gözlerine, yeşil çayırlar âvâzlanıyor tepelerde ben bir ırmağım, patlamış bir ışık ırmağı; zehirli sarmaşıklara dönüyorum önüm kesilince zıpkın nasıl yürürse gövdeye, öyle yürüyorum karanlık genlere
yürekleri kiralık evlere benzeyen kadınların, gövdelerini erinç koylara (şehvete) demirlemiş kadınların, buruk ve tedirgin bir denize benzettikleri gençliğim; rahvan aşklar,gecikmiş ayrılıklar, gürültülü yakarışlarla dalgalanıyor terminalerde şizofreni, telefonlarda firari kılan neyse insanı, susamış şiirlerime de tuzlu imgeler katıyor
aşkı, çılgın şelâlelerin açlığına çevirmekten aranıyorum saklanamam: kalp atışlarımı tekrarlıyor gök gürlemeleri cesur vadilerin ağzı bağlanmış barajlarla, kaçamam da yasak kitaplar gibi dolaşıyor ayak izlerim falaka ya da başka bir şey istemedim istemedim övgülerini yakalananlar siyanür hapı içerek kutsadılar sözcüklerimi sözlerim -ki kınını unutmuş kılıçlardır- çöllerin suya kanışı kadar güzeldi ölümleri
ey sâhir! ey çılgın! ey zorba şairlik suskuların bende, barbar ordular biriktiriyor çıvgın çekirgeler gibi dağılıyor bakışlarım hangi dala uzansan elimi ısırıyor otobüs durakları, tren istasyonları, alış-veriş merkezleri, şehrin kurum ve karmaşasını bırakıyor saçlarıma hanımeli kokularından çıldırmış bir cesaretle, kızgın afişler ve korsan söyleşilerle yorumladığım sûretimi, şehrin paranoyak duvarlarına yumruklarımla yapıştırıyorum
beni gömmeden aşkı nereye gömersiniz? beni gömmeden aşkı gömemezsiniz
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler. |
|