Masamın başındayım Hiçbir şey düşünemiyorum Gayesiz, sersemcesine. Dört duvara bakıyorum; anlamsız Onlar da bana bakıyor; soğuk. Sırtımı koltuğa verip Gözlerimi tavana diktim, Bilinçsizce bakıyorum; bön bön.
Birden dünya değiştirdim: Kulaklarımda bir ses; Tren düdüğünün sesiydi bu! Artık ben trenin kompartımanındaydım; Sofya Belgrat arası Vera leblebi ikram etti Ben de ona Samsun cigarası. Birlikte leblebi yedik, cigara içtik. Görevli beş dakikada bir geliyor; "Pasport" diyordu, her nedense... Belki; Vera'nın namusunu koruyorlardı komşudan.
Vera Belgrat'ta indi, "Telefon et İstanbul'dan" dedi. Benim yolum Viyana, dedim "Olsun" dedi; "Sen dönmeyeceksin İstanbul'a Ben dönecek İstanbul ve anlaştık.
Ve Viyana... Tuna Nehri akmam diyor Kenarımı yıkmam diyor. Derken sabah oldu erken Az görülebilen güzellikte Bir kadınla göz göze geldik Merhaba dedim Alamanca Girdi koluma, Bulutlar üstünde vals!
Ver elini Münih: Güzel mi güzel, sırım gibiydi, Özür dilerim bayım; "Ben bir profesyonelim" diyordu.
Yaşamın bir yıl öncesinden kalan Düğünden uyandım birden; Başka ne halt edebilirdim ki! Masamın başında, gözlerim tavanda Amaçsız, sersemcesine Belki duygusal bir bunalım Duvarlara baktım sorarcasına Ses yoktu; tıs ve soğuk...
Gönlümdeki dilber Isıtıyordu kimi zaman uzaklardan.
İşte Adana'da günler böyleydi.
Bürokrasinin şamarında Birileri vatanı kurtarıvermişti Benim sırtımdan; Biz de aynı sevdaya Tutulmamıştık sanki: Vatanı kurtaracaktık ya... Sanki Adana vatan değil; Yazıklar olsun örümcek kafalara.
İşin püf noktası Benim pamuk tarlalarım yoktu; Bir de bunu anlatabilseydim; Ne güzel olurdu!
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.