benim ellerim kuru topraklar gibidir arkadaş bakma sakın korkarsın rüyaların kararır bir gördüğün kadarı da evde durur inan tırpanımın çapamın kazmamın küreğimin üzerinde ben toprak işçisiyim arkadaş umut eker sevda biçerim yüzümde hiç görmediğin çizgiler vardır bak görürsün Anadolu işte Sivas işte Kars şurada Çukurova burada Harran çok bakma korkarsın korkarsın inan ben bir değilim arkadaş hesaba durma sakın Ege’mde zeytin döker kınalı eller Dedem tırpan sallar yoncasına Ninem sarı başaklar derler içerlerde Karadeniz’im aktır aslında çay toplayan ak gönüllerden alır rengini Urfa’mı Doğu’mu kuru sanma sakın en güzel yeşiller oralarda gönül dolusu seherle uyanırım ben de terimle sularım her yanı sen çiy düşmüş dersin bahçendeki gül üstüne bilir misin sorarım sıkmayı kavurmayı bir tas ekşi ayranı testi dolusu ben değişmem bunları senin hazırına hele küheylanım ne hoş gelir insana ayak sesleri sabahı yırtar sessizliğe inat benim türkülerimle dertli dertli uyanır doğa Anadolu’m bak görürsün dinle Karacaoğlan Dadaloğlu Köroğlu Ve niceleri daha Veysel Yunus her bir dağdan seslenir fazla yabancısın herhalde kulak ver sonra gaipten sesler sanar korkarsın sana tavsiyem uzak durma gel yanaş hele bir tas ekşi ayran iç testi dolu su bak biraz ötede bir düğün harman yerinde hadi biraz halay çek durgunluğa inat çelik çomak oyna pınar altında çocuklarla aşık at gençlerle bir avuç fıstığa söğüt dalından kaval yapmayı öğretsinler utanma sor birine sonra otur dertli dertli üfle biraz içinden geldiğince bak sana cevap verir çobanın kavalı karşı dağdan arkasında ince ak koyunlar meleşir belli ki oda dertli kederli belki ağadır çobandır diye vermedi kızını olsun isteriz Allah’ın emriyle gene harmanda düğün kurarız gene halay çekeriz şekerlenir çocuklar sevinirler ve Ayşecik azık getirir küçük ayaklarıyla dağlar ovalar peşi sıra gelir söğüt gölgesinde açarız soframızı gel sen de buyur hoş geldin hele uzan bir katmer de sen yap karıncalar kuşlar kalanları kapışsın nasiptir onlar da alsın of...! ak saçlı Ninem masallar anlatırdı kimi zaman devler cinler gözümün önünde uçuşurdu sonra güzeller güzeli peri kızları işte böyle büyüdüm ben istersen sana da anlatsın dinlersen işte arkadaş böyledir halimiz yırtarız tırnaklarımızla her yanı umut eker sevda biçeriz ve gün batanda yüklenir yorgun vücutlar ince duman tüter bacalarından köyümün tandırımda yemekler pişer çayım köz üstünde sıcacık kıtlamayla içerim ben öyle severim sazım çatlak duvarda birkaç telli ben onla söylerim her şeyi böyle severim gel sen de istersen bu gün burada kal koyun koyuna yat Anadolu’mla O seni de sarar sarmalar doyurur zannetme ki küskündür sana bir damla terine gönül verendir işte arkadaş böyledir halimiz yırtarız tırnaklarımızla her yanı umut eker sevda biçeriz artık sen de uzaktan geçme bir selamla yanaş ve Aleyküm selam diyelim yok dersen biz gene buralardayız bekleriz seni yalnız uzaktan bakıp da korkma kendir kaçtığın bilmez misin sen de bir Anadolu çocuğu bastığın her yan tohum bekler senden gün gelir sıkar seni bu söylediklerim adımı duyunca kaçarsın benzin sararır rüyaların kararır gaipten sesler duyar korkarsın
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.