Bir sabah ansızın telefon çalıyor Ne olduğunu anlatamıyorum Mahmurluk kaçıp giderekn uzaklara üzerimden Üzerimi açıyor Üşüyorum ve gene örtünüyorum Telefon konuşuyor bana bak diye Benim aklımda uykular uçuşuyor Bir sabah harita üzerinde İstanbul’dayım Ansızın telefon çalıyor Yatarken içtiğim sigaranın Ağzımda bıraktığı pasa tadı aklıma geliyor Şaşkınım Bir sabah belki kabuslardan uyandım Telefonumu biri yokluyor Giyeceklerim ve daha Traş olmam lazım Evraklarım çantamda ama Cüzdanımı göremiyorum Dışarısı küskün içine kapanmış Sabahın uçurumlarında memurlar yolları aşındırmış İşe gidenler gitmiş çoktan ben hala yataktayım Bir sabah ansızızn herşeye geç kalmışım Telefonum çalıyor
Elime bir tüfek alıyorum ve Dolduruyorum içini Fişek fişek üstüne patlıyor Aklımdaki bütün kurtlar kaçışıyor Ben dikkatli bakışlarımla Sabah olmasına rağmen Hepsinin nerede olduğunu biliyorum Ve öldürüyorum
Sonra elim Benim bana en yakın dostum Telefonu kaldırıyor
Bir sabah ansızın İçimdeki herşey üşüyorken Sıcak bir günaydın Dehietler saçarak Hesapsızca bütün nedenlerden uzak Yani sadece öyle olduğu için Yani öyle olmasını bile düşünmeden Neden kaygısız Kendimi sesine bırakıyorum
Cüzdanım yok Biryerlerdedir elbet Az vakit kalmış geç kalmam Yetişiriz Traş olmam lazım Kolay Giyeceklerim ütüsüz Zaten serseriliği severim
O ses kimin sesi O günaydın kime ait Kimden geldi
O ses benim aşkımın Mahmur sesi Sadece günaydın demek için Uzaklardan Benim onun yanında olmamı isteyip İmkansızlıklardan Yollardan geçip gelerek küskün Yatağımın başucuna Kıvrılarak hesapsız Ama hiçbirine kırılmayarak Hiçbirine gücenmeyerek Biraz bana eksik Biraz bana kaprisli O günaydın sesi benim aşkımın
Bir sabah ansızın telefon çalıyor Ne olduğunu anlatamıyorum İçmişim sanki başım dönüyor Günaydın dünyanın en güzel kızı diyorum Ağlamaklıyım Sesim titriyor
Bir sabah ansızın Boyacıya gidiyorum En dayanıklısından bir fırça Ve sonsuz mavi Geleceğin sokaklarda deniz var aşkım Gökyüzü var Mavi boya var elimde Yağmur var N’olur gel Şimdi yanimda ol dermiş gibi Günaydin diyorum
Bir sabah ansizin işe gidiyorum Onun sesi var kulagimda Aşindirilmiş kaldirimlar kimin umrunda Bu kalabalik cadddelerden nereye akiyor insan selleri Bana ne
Ben simsicacik bir günaydin gidiyorum yüregimde Kimin var Kaliyorum diyen kaç kişiye böyle masum Günaydin dedi sevdim diye bildikleri kadinlar Herbirine dendi elbet Hiç aksatilmadan Ama çok uzaklardan degil Ama ne zaman geliyorsunu saklayarak onun içine degil Ama seni seviyorum diye Kaç kişi benim gibi günaydin dedi benim gibi sevgilisine
Bir sabah ansizin uyaniyorum Bir telefon sesi Nabizlar durgun bir uyku ertesi Bende şaşiriyorum O sicacik günaydin demesi Demek degiştiriyormuş bu koskoca şehri Baştan aşagiya
Çünkü bu sokak böyle yagmurluyken Gözlerimde hiç güneşli görülmemiş gibi Küfrederek geçtigi kavşak böyle kalabalikken Servisi bekledigim yerde firtinalarin sesi Aklimi deli gibi almişken Içimden bu şiiri Ne zaman söyledim ki...
Bir sabah ansizin birkaç misra düşüyor Sevdicegim beni düşünmüş Ben onu düşünmekten sarhoş olmuşum Ve Bakmişim Bir akşam olmuş
Keşke hep böyle geçse ömrüm ah Sabahlardan sevdigimin yanina Kollarimin arasina alsam onu bir sabah Uyurken görsem üstünü örtüp Ve öpüp alnindan rüyalara kadar Ugurlasam başini kaşiyarak
Ben her sabah uyaniyorum işte böyle seni düşünerek
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.