geçen gün biri beni aradı, önce tanıyamadım sesini, sonra adını söyledi; benim eski bir sevdiğimmiş kendisi, adını söyleyince aklıma geldi. benim en sevdiğim şarkıyı dinlemiş de aklına gelmişim o yüzden aramış. yüzüne söylemedim ama lutfetmiş(!) halimi, hatırımı sordu ukala bir ses tonuyla cevabımı beklemeden kendinden bahsetti sonra. başkasını seviyormuş şimdilerde, epey de zenginmiş çocuk arabası da varmış hatta markasını da söylemişti ama ben unutmuşum. laf aramızda pek de dinlemiyordum ya yazlıktaymış şimdi, marmaris'te sen hala istanbul'da mısın? dedi be kadın; ''en sevdiğim şarkıyı biliyorsun da en sevdiğim şehrin istanbul olduğunu öğrenemedin mi hala?'' dedim içimden, sonra güldüm. ona hiç soru sormadım o sordu ben isteksizce cevapladım. ''orda da hava sıcak mı?'' dedi e ne de olsa yaz mevsimi! sonra uzaktan bir erkek sesi; sevgilisi olsa gerek hiç umursamadım, içim de burkulmadı. kapatmam gerek dedi nihayet havuza ineceklermiş. büyük bir arzuyla vedalaştık telefonu onun kapatmasını bekledim ağzımdan kaçmış olsa gerek kapatırken ''görüşürüz'' dedim. uçuk kaçık bir kızdı: asi, isyankar, çocuksu ve uçarı ve de kötü alışkanlıkları olan bir yaramazdı. zaten adam gibi bir kız olsa iş-güç edip beni aramazdı...
Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine aittir.Şiir deryası sadece bu şiirleri size toplu halde ulaştırmaktan memnuniyet duyar. İsteyen şairler şiirlerini ve isimlerini sildirme hakkına her zaman sahiptirler.