Bağrına arzuyla basarak seni,
Boynuna dolanan kollara lanet.
İpeği özleyen gül bedenini,
Sarıp sarmalayan çullara lanet.

Hüzün bestelerim çalınır sazda,
Gönlümün kışında kayarım buzda.
Beni bu yaşımda, seni otuzda,
Karşıma çıkaran yıllara lanet.

Hiç de istemezdim, felekten yardım,
Her mevsim gül olur, sana açardım.
El ne derse desin, alır kaçardım,
Altına, paraya, pullara lanet.

Artık kabuk tutmaz, kanayan yara,
Güneşi buz eder, bendeki çıra.
Kıvrılıp bükülen kem dudaklara,
Sevdayı kınayan dillere lanet.

Bahtımız mı, bizi bunca kahreden?
Gönüller iç içe, uzakta beden.
Sevgi rüzgârında savrulup giden,
Korları parlatan küllere lanet.

Yıllar boşa gitti, ne kaldı elde?
Sevgi damlasına hasretim çölde.
Bir ömür boyunca koştuğum halde,
Sana ulaşmayan yollara lanet.

Sesin beste oldu, gönül uduna,
Kıydılar dünyamın son umuduna.
Seni yontulmamış, kaba oduna,
Eş olarak veren kullara lanet.

Gaziantep
Puan Ver:
Eklenme tarihi : 01.01.2008 | Okunma : 1484

Ekleyen: admin

Sair: Mehmet Nacar

Etiketler : Lanet, Dunya, Mehmet, Nacar,
Gönder
Gönder